Kelimelerin Anlatamadığı Bir Dünya'da


Yazılarım ve...

Ana Sayfa | Profilim | Arşiv | Arkadaşlarım


Barcelona

Tarih: 10:41, 7/7/2009

Barselona
1 Haftalık Turumdan...  
Sevilla da kaldığım günlerde Avusturya’da bulunan Mehmet arkadaşımla (komşumuz) bir plan yaptık Barcelona’da buluşup ordan Paris Milano yapma kararı.Tabiki ben hala erasmustan hibemi alamamıştım olsun dedim bi arkadaştan 300 euro borç aldım bi sırt çantamla yola koyuldum.İlk durak Madrid di.(Sevilla-Madrid 20 Euro)Madrid’de indikten sonra alel acele Barcelonaya giden otobüsün yerini aramaya koyuldum farklı bir Bus Station daymış ordan metroyla o istasyonu buldum ve hemen bir bilet aldım.(Bilet 27 euroydu)Vakti gelince atlayıp Barcelonaya doğru yolculuğuma başladım öğle saatlerinde Barcelonadaydım fakat hava yağmurlu kapalıydı nasıl bi gezi olacak diye kara kara düşünmeye başlamıştım. 


Barcelonada Mehmetle buluştuk telefonlaşıp avrupada buluşma hayalimizi gerçekleştirmiş olduk  Gülümsüyor Tabiî ki ben Barcelonaya önceden gelmiş biri olarak Mehmet e ev sahipliği yapacaktım ki öyle oldu .. Otogardan hem uçağımızın hangi havaalanından saat kaçta kalktığını orda öğrendik ve ona göre geliriz tekrardan dedik.Biletlerimizi hep Ryanair den aldık çünkü fiyatlar çok uygundu Barcelona-Paris 10-15 euro Paris-Milano 10 , Milan-Sevilla 10 Euro gibi ucuz fiyatlara bunun neden bu kadar az olduğunuda şöyle düşünebiliriz bu Ryanair firmasının havaalanları şehrin hep dışında bi 40-60 km fln.Orda inince farklı bi otobüsle merkeze gidiyorsunuz neyse oralara geleceğim Barcelonada otogardayız nerde kalacağımız hakkında bi fikrimiz yok ne yapacağız hostelworld.com dan bi yerde bulmamışız hakkaten neden bulmadan gittik hiç bi fikrim yok  Çilgin neyse orda bi yer gözüme ilişti hemen gittim hostel lazım hemem sağolsun bir tane buldu ve adresi verdi geceliği 20 euro ya merkezde güzel bi hostel arkadaşımla zorda olsa bulduk -bi İspanyoldan yardım almıştık sağolsun İngilizce biliyordu gerçi bende azda olsa biliyorum İspanyolca 1 ay kurs aldım- çünkü bildiğin apartman dairesini adam odalarını kiralıyor.Yerleştik dinlenelim sabahleyin gezmeye başlarız diye düşündük. Sabah oldu ben akşamdan nereleri gezelim plan çıkarmıştım.Sabahleyin Park Guel e gittik çok güzel bi yer Barcelonayı yukardan güzel bi şekilde görebiliyorsunuz.Orda Gaudinin eserleri var zaten onları görüyor fotoğraflarını çekiyorsunuz.Dünyanın en büyük oturma yeri ve eserlerini görebiliyorsunuz.  

Ordan çıkışta Dünyanın en büyük akvaryumu diye duyduğum Barcelonanın akvaryumuna gittik (14 euro,guide 2,9 euro) gezdik güzel büyük bi yer,denizin altında her mahlukatı görebiliyorsunuz ama verdiğiniz paraya yazık.  

Eve geldik biraz dinlendikten sonra akşamleyin Sagrada Familiaya gittik gördük tekrardan hostele döndüğümüzde 1 günlük kirayı yatırmaya çalışırken sanki orda Türkçe ses duydum ki öyle olduğunu tekrardan kulak verince algıladım bi çift öyle gezmeye gelmişler tatil amaçlı.  
           Sonraki günün planlarını yaparken Mehmet bi akşam daha kalalım dedi normalde uçağımız bi sonraki gün akşamdı neyse sabahleyin ilk işimiz yeni uçak bileti almak oldu.Aslında Milana gidip ordan Paris yapacaktık ama bir gün öncesinden Parise bilet aldık 40 euro flndı iyi denk geldiRyanair sağolsun ...Check-in online yapıp çıktıyı alıp o günde Barcelonada La Ramblas caddesinde gezip sahile indik baya bi durduk Catalunya meydanı olsun diğer Gaudinin eserlerinin oralarda vakit geçirdik eğlendik.  


            La Ramblas caddesi çok işlek bir cadde İstiklal-Cumhuriyet Caddesi gibi sürekli aktif hareketli bir cadde..İçerisinde palyaçolar çeşitli garip hareketler yapan kimseler görmek mümkün hediyelik eşyalarıda alabilirsiniz..  
Barcelonada 2 gece kaldıktan sonraki gün öğlen uçağımıza doğru yetişmek için yola çıktık ama apar topar gerçi çarşıda bi kaç alış veriş yapalım istedik sonra baktık vakit geçiyor metro olarakta bi istasyon sonra indik otobüsün kalkmasına 5 dkka var orda bi yere sorduk ama anlamakta zorluk çekiyorum en son adam bizim acelemizi çaktı hemen yer olarak gösterdi koştura koştura otobüse zor yetiştik.Parise giden fazla bi İspanyol yoktu hep öğrenci tayfasıydı zaten hızlı bi şekilde havaalanında giriş işlemleri için beklemeye başladık ama bizim check-in işlemini kabul etmediler online yapılamıyormuş Türk pasaportlarına.Ordan aşağıya indik 5 euro ödeyip check-in yaptırdık ama bide sıra bekledik uçak kalkacak 2 dkkası var zor yetiştik pilot kapıyı açmış bizi bekliyordu biz bindik hemen uçacağız bi yere oturun dedi koltuk numarasının hiç önemi olmadığını vurgulayınca otobüsten farkı olmadığını anladım bu firmanın Siritiyor Boş bi yere oturduk arkadaşımla sonra yanımızda bi Fransız kız vardı onla biraz muhabbet ettik 2-3 kelime Fransızca bi şeyler öğrenmek için :) evet merhaba ne kadar sayıları fln bi çırpıda öğrendim :) kız diş hekimiymiş erkek arkadaşının yanına gitmiş barcelonaya oda mühendismiş.İspanyol Pansiyonu diye bi film vardı o aklıma geldi aynı ordaki senaryo :) Kızdan öğrendiğimiz bilgiler doğrultusunda yolumuza koyulduk havaalanında indikten sonra 16 euro verip gidiş geliş havaalanına otobüs bileti aldık.Ordaki informationdan kalacağımız hostelin nerde olduğunu öğrendim en yakın metro istasyonunu fln. Artık Paris’teydim…
Eylül 2008

Rüyalar Şehri Paris - Fransa

Tarih: 13:05, 23/11/2008

Rüyalar Şehri Paris
   Paris merkezde Anvers metro istasyonunda indik bizim hostele yerleşmek için arkadaşımla hosteli bulduk ve hostelworld dan çıkarmış olduğum belgeyi uzattım kadın bana bu isimde birini bulamadığını söyledi tekrardan bakmasını söyledim meğerse oct a alcağıma sept a almışım üstümden kaynar sular döküldü ne yapacağımı şaşırdım Allah’tan ordaki göbekli karizmatik Fransız adam sağa sola teflon açtı 2 yıldızlı bi otel bulmuş ama kişi başı geceliği 40 euro normalde 24 euroydu o hostel.Neyse bu gece orda kalın yarına geri yanıma uğrayın bi şeyler yaparım dedi bende tamam diyip ordan otelimizi bulmaya koyulduk çok zor olmadı yakındaymış onu bulup yerleştik otel odası tek kelimeyle süperdi içinde her şeyi vardı.Orda o geceyi güzelce geçirdikten sonra sabahleyin açık büfede kahvaltımızı yaptık diğer hotele gittik adam 4 gibi bi oda boşalacağını söyledi diğer hotelden çıkışımızı yapıp tekrardan hostele geldik ve eşyalarımızı bıraktık Paris i gezmeye başladık ilk durağımız Arc Triomphe olsun istedim ve oraya yakın bi istasyonda inip oraya çıkmaya başladık asansör yok öğrenci 4-5 euroydu.Çıktıktan sonra güzel bir Paris manzarasıyla karşılaştım Bi tarafta Champ Elysees görüp diğer tarafta Eiffel Tower tüm ihtişamıyla yıllara meydan okurcasına izlemye fotoğraflar çektirmeye başladık bu yapı tüm caddelerin kesiştiği bir kavşak aslında ordan istediğin birine geçebilirsin  image013

   Ordan indikten sonra meşhur sosyetenin takıldığı Champs Elysees te adımlamaya mağazalara bakmaya koyulduk…Disneyland için bilet almak istedik orda Fnac lerden alınabiliyor 49 euroya almıştık ama bizimkinden fastpass vardı sıra beklemeyi aza indiriyordu.

Aslında pek büyük değildir  image013

Sonrasında Eiffel Tower a doğru yolculuğumuz başladı.Eyfel kulesine 2. katına kadar merdivenle 3. katına ise 2 den sonra sadece asansörle çıkabiliyorsunuz bunu Mehmet e söylediğimde benim yükseklik korkum var asansörle 3. kata çıkalım dedi (12 euro) en az 1 saat sırada bekledik çıkmak bi dert inmek bi dert her asansöre binmek istediğimizde 1 saate yakın sıra bekledik.2. kata asansörle çıkıp biraz bakındıktan sonra vakit kaybetmeden 3.kat için yine sıraya girdik ve 3. kata çıktık 3. katta eşsiz bir Paris manzarası bizleri bekliyordu.Tek kelimeyle mükemmel bir manzara doyasıya yaşamanızı bol bol foto çektirmenizi öneririm.Ben akşama yakın gittiğimden hem gündüz hem de gece manzarasını bir arada gördüm çok hoş şiddetle tavsiye ederim.3. katta bi büfe var.2. katta restoran var.Pek uygun bi fiyat olcağını sanmam  image013 Eiffel kulesi 400 küsür metredir.Çok soğuktur kalın giyinin.Rüzgarlıdır bazen 5 cm kadar yattığı söylenmekte.Yapıldığı zaman Paris in görüntüsünü bozuyor demir yığını diyenler olmuş yıkılsın istenmiş sonradan turist çektiğinden dolayı bu fikirden vazgeçilmiş zaten baya bi turist var!Dönemin hükümdarlarından birisi Eiffel kulesini hiç sevmezmiş ama hep Eiffel kulesine gider oturur çayını içermiş neden böyle yapıldığı sorulduğunda Pariste Eiffel kulesini görmediğim yer Eiffel kulesi diye cevap vermiş..Eyfelden inip evimizin yolunu tuttuk..Akşam Hostelde sabahladıktan sonra ilk işimiz Disneylandın yolunu tutmak oldu.
   Disneylanda nasıl gidileceğini hostelde sorduktan sonra yolumuza koyulduk baya bi masraflı olacağa benziyordu.Ben Disneylandın Paris haritası içerisinde olduğunu sanıyordum ki öyle değilmiş.Şehrin baya bi dışına çıktık hızlı trenle gidiyorsun.1 saate kadar varmıştık Disneylanda…
Disneyland

   Hızlı bir şekilde giriş yaptık küçük bir şehir yine haritamızı aldık ve her şeye binmeye gezmeye başladık.Fastpass olanlara hızlı bi şekilde binip eğlenme şansınız var ama yaklaşık olarak 14 euro fazla ödeyerek.Disneyland aksiyondan ziyade eğlence merkezi.Peter Pan gibi uçabiliyorsunuz.Karayip korsanlarının karelerinde korkabiliyorsunuz.Uzay mekiğine binebiliyor 60 lı yılların arabalarıyla gezebiliyorsunuz.Çocuklar gibi doyasıya eğleniyorsunuz.Size tavsiyem çocuğunuz varsa onunla birlikte gelmeniz.Walt Disney in çizgi film kahramanlarıyla fotoğraf çektirebilir hediyelik eşyalar alabilirsiniz.Aman dikkatli olun yiyecekler domuzlu olabilir o yüzden hamur işlerine yönelin.Ayrıca 6-7 gibi kapanmaya başlıyor 10 da açılıyordu bu zaman zarfı size çok yeterli trene 4 defa mı ne binmiştim 
Disneyland verilen haritaya iyi bakın belli zaman dilimlerinde belli aktiviteler gösteriler oluyor izlemeye özen gösterin…Disneyland yolculuğum burada sonlanırken hava kararmaya başlamıştı Walt ın bye bye ları arasında evimizin yolunu tuttuk.Hostele vardığımızda yine yorulmuştuk ve bişeyler yedik internete gittik ve telefonu çarptırdım kim alıp götürdüyse evimize varıp uyuduk başka bişey başımıza gelmedi ya bunada şükür…
Louvre Müzesi

   Sabahleyin Sevilla’dan oda benim gibi Paris’e akrabasının yanına gelen bi ark.la buluşup onunla Paris te takıldık.Louvre Müzesinde buluşup 9 euroya içeri girdik ve tabiî ki meşhur Monalisa aramaya koyulduk bulduğumuzda çok kalabalık olduğunu güvenlikler tarafından korunduğunu görünce hiç şaşırmadım orada bi kaç foto çekildikten sonra haritamızla gezmeye devam ettik çok büyük bi yer.Girişte çantanızı bırakabilecek emanet bölümü var.Baya bi gezdik gerçi anlamadan resimlere bakmak pek bi anlam ifade etmiyor güya 1 günde bile gezilemez diyenler vardı biz gezdik tozduk fakat kesinlikle bilen biri olmalıki önemli olan eserleri anlatsın o zaman anlam kazanır..

   Louvre müzesinden çıkıp Eiffel kulesine tekrardan gitmeye karar verdik hava çok güzeldi ve Eyfelin manzarası müthişti..Çok kalabalıktı haftasonu olduğundan…Orda yine fotolar çektirdik biraz gösterileri izledik.Sonra Dünya’nın en fazla ziyaret edilen mezarına doğru yola koyulduk..
 
Notre Dame

   Bu mezarlıkta Balzac,La Fontaine,Moliere,Oscar Wilde … nin mezarları olunca ziyaretçi akınına uğramaması imkansız  image013 Bi kaç gördükten sonra ilginç bi şey dikkatimizi çekti Ahmet kaya nın mezarlığıda ordaymış görünce şoke oldum bilmiyordum..Neyse ordan ark.ı yolcu ettik ve ayrıldık biz hostelimize gidip eşyaları toparlayıp son bi kez Eiffel kulesini görmek için son işlemleri yaptık.O akşam hostelde kalamazdık çünkü 5 de otobüsle havaalanına gidecektik ki 2 de metro bitiyormuş ilginçtir sanki Barcelona’da daha geç vakitlere kadar sürüyordu.Neyse Hostelde vedalaştıktan sonra Sacre-Cour klisesine şöyle bir çıktık sonrasında Notre Dame a gittik oraları hızlı bi şekilde gezip hemen metroyla 30 dkka içerisinde Eiffel kulesinin oraya vardık.Metro çok güzel 15 e yakın hat var yani Paris in alt yapısını  bi hayal edin.Her saat başı 5 dkka süren ışıklandırmayı izledikten sonra saat 1 de Eiffel kulesinin ışıkları kapandı bizde metroyla otobüsü beklicemiz yere gittik unutmamışım yeri çok soğuktu iliklerimize kadar hissediyorduk güya Eiffel kulesinin etrafında millet sabahlıyormuş nerde hepsi yalan  image022 o soğukta kimse duramaz ..Bekledik sabaha kadar bizim gibi bekleyenler vardı o bakımdan iyiydik.Otobüs geldi ve havaalanına gittik uykusuz bi sabah çok çekilmez oluyor ve buz gibi enerjide kalmamış bi kahve içip kendimize geldik.Uçağa binip Milano ya vardık arkadaşımı yolcu edecektim o çalıştığı için..
       
Bana bu yolculuğumda eşlik eden Ryanair e teşekkürler

Paris Metro haritası çok karışık gibi gözüksede aslında çok kolaydır ve istediğiniz yere 30 dkka içerisinde ulaşabilirsiniz ben bi yere gitmek için haritada yol bulmayı bulmaca çözmeye benzetirdim zevkli bi iş ama sağ solda hırsızlar yan kesiciler olabilir aman dikkatli olun turist olduğunuzu pek millete belli ettirmemeye çalışın bi ara çıkarın bakın metro haritasına sonra koyun cebinize..Diğer işlerdede bu geçerlidir..
Eylül 2008

Tıp Fakültesinden Bir Gün :(

Tarih: 22:09, 3/10/2006

Sabahleyin kalkıp o ender bulunan balkonundan uzaklara bakarsın dalar gidersin...
Güne başladığın için bir miktar mutlusundur kimileri bu güne başlamamış olabilir ama sen...Kahvaltını yapmanla kendini dışarı atman bir olur yeni güzel bir gündür bugün neler neler seni bekliyor bunları düşünmen sana bir şey katmayacaktır lakin güzel bir gün geçirmek istiyorsundur herkes gibi...Hava hafiften soğuktur üzerine yine kalın bi şeyler giymeyi unutmuşundur kalemini almayı unuttuğun gibi neyse dersin önemli değil...Derse yetişeyimde...
İlk ders histolojidir çok seversin bu dersi kime ne niye sevdiğin... T... hoca ilk başta gözükür slmlaşırsın ardından B... hocayla gözgöze gelirsin onada slm verirsin sınıf artık hocasını beklemektedir..Bir uğultu bir anda kesilir ve içeriye Enver Hoca girmiştir her zamanki o komik adam
Smiley dersini bir ustalıkla anlatmaya başlar...
Vakit geçmez bir türlü derse kendini veremeyince...Bekleki teneffüs gelsin...Dersler akıp gitmekte Tıp Fakültesi bitmektedir farkında değilsindir...Öğleden sonra Lab.lar...Anatomi dersinde tanıştığınız yeni kadavralarla uğraşmaktan maketlerden ders çalışmaktan bıksanda bu senin mesleğindir...Fizyoloji dersinde kan vermek senin bir hobin olmuştur.
Sabah 8 akşam 5 bir memurdan farkın maaşsız çalışmandır
Smiley Dersler üst üste yığıldıkça anlarsınki çalışmak lazım..
Kimileri çalışmadım havalarına girerek herşeyi bilsede Tıp öğrencisinin klasik sözüdür bu laflar...
Keşke dersin Tıp yazmasaydım ama boş sözler sana göre değildir...Biraz gezeyim tozayım yoktur sende ders çalışmak farzdır bunu bilmesen uygulamasanda dışardan sana mö nazarıyla bakanlar oldukça fazladır ama onlar seni tam manasıyla tanımadıklarından ileri gelmektedir halbuki tıp öğrencisi çok çalışmaz kaldıki kimse bunu belirtmez..
Amaan dersin zaten hocalar notları vermiyolar niye çalışayım... Temsilciniz isterki kimse çalınan notları okula getirmesin ama sen istersinki okuldada çalışayım kim görecek? Günün birinde bir hoca görene kadar bu dediklerin geçerlidir.Nevin hoca 50 bin tane slayt koyar her sunumuna gelde çalış kadın Guiness e girmiştir bunu bi söyleyen lazım.
Akşam eve geldiğinde önüne bugün verilen notu alırsın veya almak istersin ama o gün bir nota bakmadan geçip gider gidince hiç üzülmezsin taki hiç bişey bilmeden son haftaya girene kadar...
Çalışman gerektiğini anlarsın fakat iş işten geçmiştir... Allahtan Sınavda çıkmış sorular çıkmıştır yine.. Bu sınavıda böyle atlattığına şükredersin darısı gelecek komiteye dersin çıkar gidersin...
Yaa işte böyle Tıp Fakültesinde günler böyle akıp gitmektedir... Geri dönüşü olmayacak bi şekilde...
Ara ara editleyip yazmak istiyorum bu kısımda bu konuda...


Hayat!!

Tarih: 22:07, 3/10/2006

Hayatın başladığı yerde sıkıntılar,dertler,öfkeler,mutluluklar başlar...
Ama bu bir başlangıçtır yaşanılcak o kadar çok şey o kadar çok şey vardır ki..
Gözlerinizi kapatmanız bir anlık olsun bu çekilmez hayattan uzaklaşmanız için yeterli gibi gözüksede hala o hayatın içindesinizdir yapacağınız yaşayacağınız o kadar çok şey vardır ki.Yapmaya çalıştığınız yaşamaya çalıştığınız hayat sizin istemediğiniz tarzdada olsa yaşamak zorundasınızdır istemediğiniz şeyler yaşamanız kaçınılmazdır ama bu hayatı sonuna kadar götürmek zorunda olduğunuzun farkındasınızdır çünkü bu hayat sadece buradan ibaret değildir öteki tarafıda vardır var olmakla birlikte çeşitli düşüncelere hayallere dalar gidersiniz.....
Hayatta gittiğiniz inişli yollardan bir daha geçmemek istersiniz ama geçmek kaçınılmazdır siz istemesenizde günlük yaşantınızda o kadar olmasını istemediğiniz şeyler yaşarsınız unutmak istersiniz ama unutamazsınız ama Allah (cc) size çok güzel bir şey vermiştir Unutmak evet yapabilirsiniz unutmayı lakin günün birinde hatırlarsanız belki yine üzülürsünüz ama sonuçta her zaman hatırlamazsınız buda çok büyük bir nimettir.
Hayattan kaçıp kurtulmak isteyebilirsiniz ama bu sadece bir düşünceden ibaret kaldıkça mantıklıdır hatta düşünmek bile tehlikelidir çünkü siz sonuçta bir şeylere inanıyorsunuz veya inanmak zorundasınız intihar vb. şeyler bir kurtuluş değildir..Kurtuluş dinini mantıklı bir şekilde yaşamaktadır canınız sıkılabilir moraliniz bozulabilir ama kesinlikle inancınızdan ödün vermeden mutlu olabilirsiniz.Büyük bir zat ne güzel diyor "Helal Dairesi Keyfe Kafidir,Harama girmeye lüzum yoktur" diye...Mutlu olmak için mutlu olan insanların yanında kalabilirsin veya üzüntünü paylaşacağın kişilere açılabilirsin açıldıkça üzüntünün azaldığını fark etmen uzun sürmeyecektir.Mutlu olmak...Herkesin isteyipte başaramadığı şeydir sonuçta bunu başaran az kişiden birisi olabilirsin...
Üzülmenin sana hiç bir faydası yoktur.Üzüntü seni dahada kötüleştirir kötüleştirdikçede hayattan zevk almaz olursun.
Seni sen yapan değerleri bildikçe nerede ne için bulunduğunu bildikçe kendine bir güven huzur gelcektir.Kimileri seni unutabilir unutmaya çalışabilir ama sen unutamayabilirsin istersin ama başaramazsın sonuçta bir çok şey yaşamışınızdır bazı şeylerden pişman olsanda son pişmanlık fayda etmez.Belki bir yerlerde hata yapmış olabilirsin hatasız kul olmazmış sonuçta karşı tarafa bunu söylemen özür dilemen bir anlam ifade etmeyebilir sonuçta silmiştir o seni bir kere...Hayata farklı pencerelerden bakmaya çalışırsın hergün gittiğin sokaktan gitmemeye yemeklerini yemeye alıştığın lokantayı değiştirmeye ekmeğine bayıldığın bakkalından ödün vermeye sevdiğin pcnden uzaklaşmaya bile çalışırsın ki bunu başarırsın ama unutmayı,onu hayatından silmeyi ASLA!

----
içimden böyle bi yazı geçtide paylaşayım dedim. 
Havali


Fakültede Geçen Günler

Tarih: 22:02, 3/10/2006

Ders çalışmaktan sıkıldığın günlerin birinde hissettiğin o anlamsız duyguların hiçbiri senin istediğin gibi değildi.Düşünüyordun evet düşünüyordun hissediyordun uzaklık diyordun olacak iş değildi bu yapmak isteyipte yapamadığınız şeyler kabullenemiyordun bunları sendin bunları söyleyen.
Ellerinin arasında başın vardı şimdi düşünüyordun kendini buralardan çekip götürmek istiyordun kalkıp gitmek , ama bir daha gelmemek sıkıntı sel olmuştu senin için hayat bir anlam ifade etmiyomuydu acaba benim için diyordun yapamıyordun uyumayı tercih ettin evet uyuyayım diye uzandığın yatağında kitapların vardı bir yerlerden hatırlıyordun bunları açıp bir bakayım derken bir kitap daha ilişti gözüne onu hiç unutamadığın birisi vermişti sana kitabı almanla çeşitli hayallere dalman bir olmuştu senin için.İçini yakıp kavuran düşüncelere dalmıştın yine taki telefonun çalana kadar... Gözünü bu gece hiç kapayamayacağını biliyordun çünkü bu gün okul sana çok şeye mal olmuştu evet diyordun sonunda...
Kalbi kırık insanların kalbini eski haline getirmek ne kadar zordur diyordun Herkeside memnun edememki?Ben neyimki...Kırmak kolaydır ama onu eski haline getirmek istenilen ama bir türlü eskisi gibi olmayan zor bir şeydir 
image019
Eve gitmiştin memleketine bir nebze olsun derslerinin yoğunluğundan uzaktaydın artık.Rahattın (güya) ... Ama bilmiyordunki daha yolun başındasın yapacağın onca şey var...Ailenin yanında olmak gibisi var mıydı şu 3 günlük Dünya'da.Ailenden ayrılıp okuluna gitmeyi ölmeye tercih edecektin sanki??
Okul her zamanki hızıyla yine başlamıştı hoş sen hala hangi bölümde olduğunu biliyor muydun?Bilseydin derslerine düzenli bir şekilde gider takip ederdin ne yapmaya çalışıyordun??
Ders başlamasına daha vardı sınıfa öğrenciler birer ikişer giriyorlardı bu dersi eksem diyordun (Bu lafımız bazı arkadaşlarımıza çok uçuk kaçık gelebilir 
image013 ) daha devamsızlığın vardı kullanmak en doğal hakkındı.Dersi ekmiştin yine kütüphane yine doluydu gözlerinin yaşarmaması imkansızdı ben diyordun ben niye böyle çalışamıyorum ben Fen-Edebiyat'ta mı okuyorum sanki diye içinden geçiriyordun.Sonra dışarı çıkıp kırtasiyeye gidiyor bari bir kaç not alayım diyordun....
Bir anda Hocayla hararetli  bir tartışmanın ortasında bulmuştun kendini... Hoca dkkada 600 kelime okuyordu derste ve notları çok uzun tutuyor üstüne üstlük bir türlü vermiyordu notlarını bu seni deli ediyordu hoş kimi deli etmesin?Hoca illa bu notları vermeyeceğim diyor birde bu notları 1 haftada hazırlıyorum siz biliyor musunuz diyordu.. (O kadar parayı sokaktaki bir vatandaşa verseler heralde o seninkinden daha iyi yapar diyesi geliyordu insanın) Yok alanlar derslerine gelmiyormuş sanki notlarını alanlar geliyor??Biliyormuydu sanki notlarını milletin aldığını tek bildiği kırtasiyede bayrak olmuş notları.Hocayla atışmalar son sürat geçiyordu bu komite bu hoca bize kök söktürür artık bu konuşmalardan diye düşünüyorduk.En mantıklısı köprüyü geçene kadar ... demekti..Sonuçta bizim elimize bir şey geçmiyordu ve sonuçta biz öğrenciydik! 
image019
Anatomi dersinde 2. uyarıyı almıştın birde kimyada almış sayılırdın ne yapacaktın nereye kadar bu çile?Yapacak tek şey vardı çalışmak çırpınmak...Sarsılmaz diye bir hocan vardı senin kaliteli süper bir hoca.Dersi full olurdu birde kimseye bir şey sormasa çok daha iyi bir hoca olacak derdin.Ama tutar soru sorardı millete.Amaan hoca işte derdin soracak.Bana sormasında. 
c055 ....
Arkadaşlar beğenmeyen (ne bu ya saçmasapan şeyler diyen) arkadaşlar fikirlerini beyan etsinler...Veya eleştirmek isteyenler eleştirsinler...
Benimde yazılarım yayınlansın diyenler yazılarını benimle paylaşsınlar..
 
c049

 



{ } { Sonraki Sayfa }